
manya’nın Kritik Altyapısı Yeterince Korunmuyor
06.01.2026
Berlin’de yaşanan geniş çaplı elektrik kesintisi, Almanya’nın kritik altyapısının ne kadar savunmasız olduğunu yeniden gündeme taşıdı. Güvenlik birimlerine göre son dönemde sabotaj, casusluk ve şüpheli drone uçuşları ciddi biçimde arttı. Ancak bu tehditlere karşı ülke genelinde merkezi bir kayıt ve değerlendirme sistemi bulunmuyor. Uzmanlar, mevcut yasal düzenlemelerin geç kaldığını ve yetersiz kaldığını vurguluyor.
Berlin’in güneybatısında yaşanan ve yaklaşık 30 bin haneyi etkileyen elektrik kesintisi, Almanya’daki kritik altyapının korunmasına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurdu. Elektrik, su, ulaşım ve iletişim gibi hayati sistemler, son aylarda artan sabotaj ve casusluk girişimlerinin hedefinde yer alıyor.
Güvenlik makamlarına göre, kritik altyapı işletmecileri giderek daha sık şüpheli olaylar bildiriyor. Resmî kıyafetlere benzeyen giysilerle tesis girişlerine gelen ve denetim yaptıklarını iddia eden kişiler, yetkilileri alarma geçirmiş durumda. Özellikle son aylarda tesisler üzerinde izinsiz drone uçuşlarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Güvenlik birimleri, bu olayların önemli bir bölümünde Rusya bağlantısı şüphesi bulunduğunu belirtiyor.
Merkezi kriz yönetimi eksikliği
Almanya’daki en büyük sorunlardan biri, bu tür güvenlik vakalarının ülke çapında tek bir merkezde toplanıp analiz edilmemesi. Eyaletler ve belediyeler çoğu zaman tek başına hareket etmek zorunda kalıyor ve bu durum ciddi bir koordinasyon eksikliğine yol açıyor. Yerel yönetimler, krizlere karşı hazırlık konusunda federal hükümetten daha güçlü bir yönlendirme ve destek talep ediyor.
Kriz önleme ve afet yönetimi, birden fazla bakanlığın sorumluluk alanına giriyor. Bu nedenle yeni kurulan Ulusal Güvenlik Konseyi’nin, gelecekte bu alanda daha etkin bir rol üstlenmesi bekleniyor. Federal hükümet, özellikle drone tehditlerine karşı bazı yasal düzenlemeleri hayata geçirmiş durumda.
Kritis-Dach Yasası tartışma yaratıyor
Federal Meclis’te şu sıralar “Kritis-Dach Yasası” olarak bilinen düzenleme görüşülüyor. Yasa, kritik altyapı işletmecileri için ülke genelinde bağlayıcı güvenlik standartları getirmeyi amaçlıyor. Ancak eleştiriler sert. Uzmanlara göre yasa hem çok geç geliyor hem de mevcut tehditlere karşı yeterince net kurallar içermiyor.
Özellikle drone savunması konusunda açık hükümler bulunmaması dikkat çekiyor. Yasa taslağı, tesislerin çevresel güvenliğini ve erişim kontrolünü öngörürken, hava sahasının korunmasına ilişkin somut yükümlülükler getirmiyor. Oysa uzmanlar, sabotaj riskinin giderek daha fazla havadan geldiğine işaret ediyor.
Berlin krizlere hazır mı?
Berlin Sayıştayı’nın Kasım ayı sonunda yayımladığı rapor, başkentin krizlere karşı yeterince hazırlıklı olmadığını ortaya koymuştu. Rapora göre Berlin, hem personel hem de organizasyon açısından ciddi eksiklikler yaşıyor. 37 ayrı afet yönetim biriminin büyük bölümünde risk analizleri, kriz masaları ya da güncel afet planları bulunmuyor.
Bazı kurumların, afet yönetiminden sorumlu olduklarının dahi farkında olmadığı belirtiliyor. Ayrıca planlanan yeni Eyalet Afet Yönetimi Dairesi’nin kurulması da bugüne kadar hayata geçirilemedi. Uzmanlar, Berlin’deki son elektrik kesintisinin bu yapısal sorunları bir kez daha gözler önüne serdiğini vurguluyor.
Milyonluk koruma, düşük cezalar
Kritik altyapının etkin şekilde korunması çoğu zaman milyonlarca avroluk yatırımlar gerektiriyor. Buna karşın yasa taslaklarında öngörülen idari para cezalarının birkaç yüz bin avro ile sınırlı kalması da eleştiri konusu. Ayrıca bazı federal kurumların yasadan muaf tutulması, sistemin bütünlüğünü zayıflatan bir unsur olarak değerlendiriliyor.
İçişleri Bakanlığı, Berlin’deki son olaydan sonra Kritis-Dach Yasası’nın yeniden gözden geçirilip geçirilmeyeceği sorusuna net bir yanıt vermedi. Ancak uzmanlara göre yaşananlar, Almanya’nın kritik altyapı güvenliğinde acil ve kapsamlı bir reforma ihtiyaç duyduğunu açıkça gösteriyor.
(Kaynak: Frankfurter Allgemeine Zeitung / MFM-Redaksiyon: M. Hastürk)