
Tarih: Nazi Yönetimi 27 Şubat 1933 Meclis Yangınını Nasıl Siyasi Araca Dönüştürdü?
27.02.2026
27 Şubat 1933 gecesi Berlin’de Reichstag binasında çıkan yangın, Almanya’da siyasi dengeleri kökten değiştirdi. Olayın faili olarak Hollandalı Marinus van der Lubbe yakalandı ve suçunu itiraf etti. Ancak süreç, yalnızca bir kundaklama vakası olarak kalmadı. Ertesi gün çıkarılan olağanüstü kararnameyle temel haklar askıya alındı. Yangın, Nazi yönetiminin muhalefeti tasfiye etmesinde belirleyici bir araç haline geldi.
Yangın ve İlk Soruşturma
27 Şubat 1933 akşamı Reichstag binası alevlere teslim oldu. Olay yerinde yakalanan Hollandalı Marinus van der Lubbe yangını tek başına çıkardığını söyledi. Ancak daha ilk saatlerden itibaren olayın arkasında başka güçlerin bulunabileceğine ilişkin tartışmalar başladı. Resmi makamlar, kısa sürede suçu komünistlere yöneltti.
Reichstag Yangını Kararnamesi
Yangından bir gün sonra, 28 Şubat 1933’te Cumhurbaşkanı tarafından “Halkı ve Devleti Koruma Kararnamesi” ilan edildi. Bu düzenleme, Weimar Anayasası’nda güvence altına alınan kişi özgürlüğü, basın, ifade ve toplanma haklarını askıya aldı. Siyasi suçlar için idam cezası genişletildi. Kararname, muhaliflerin gözaltına alınması ve tutuklanması için hukuki dayanak oluşturdu.
Toplu Gözaltılar ve Siyasi Sonuçlar
Kararnamenin ardından özellikle komünist ve sosyal demokrat siyasetçilere yönelik geniş çaplı gözaltılar başladı. Binlerce kişi tutuklandı. Reichstag yangını, parlamenter demokrasinin fiilen sona erdiği sürecin başlangıcı olarak değerlendirildi. Olağanüstü yetkiler, Nazi yönetiminin iktidarını sağlamlaştırmasına zemin hazırladı.
Yargılama Süreci ve Tartışmalar
Leipzig’de görülen davada Marinus van der Lubbe idama mahkûm edildi. Diğer sanıklar delil yetersizliği nedeniyle beraat etti. Mahkeme kararında, yangının tek kişi tarafından gerçekleştirilmesinin güç olduğu belirtilmesine rağmen, olası diğer failler yalnızca komünist çevrelerde arandı. Süreç boyunca soruşturmanın kapsamı ve yöntemi kamuoyunda tartışma konusu oldu.
Propaganda ve Karşı Propaganda
Yangın, hem Nazi yönetimi hem de sürgündeki muhalif çevreler tarafından propaganda aracı olarak kullanıldı. Yurt dışında yayımlanan çeşitli yayınlarda olayın arka planına ilişkin farklı iddialar ortaya atıldı. Bu yayınlar, Leipzig’deki yargı sürecinin tarafsızlığına dair eleştiriler içerdi.
Tanıklıklar ve İddialar
Dönemin bazı tanıklıkları ve sonradan yapılan açıklamalar, yangının organize bir plan kapsamında gerçekleştirilmiş olabileceğini ileri sürdü. İtfaiye raporlarında ve çeşitli beyanlarda birden fazla yangın noktası bulunduğu aktarıldı. Ayrıca bazı ifadelerde, binanın belirli saatlerde gözetimsiz bırakıldığı yönünde bilgiler yer aldı.
Sonuç:
Reichstag yangını, yalnızca bir kundaklama olayı olarak kalmadı; Nazi yönetiminin muhalefeti bastırmasında ve temel hakları askıya alarak olağanüstü yetkiler elde etmesinde kritik rol oynadı. Olayın arka planına ilişkin tartışmalar aradan geçen yıllara rağmen kesin biçimde sonuçlanmış değil.
Kutu Bilgi | Reichstag Yangını ve Sonuçları
• 30 Ocak 1933: Adolf Hitler Almanya Şansölyesi olarak atandı.
• 27–28 Şubat 1933 gecesi: Reichstag binasında yangın çıktı. O dönem Alman parlamentosunun merkeziydi. Olayın kundaklama olduğu açıklandı.
• 28 Şubat 1933: Hollandalı Marinus van der Lubbe yangını tek başına çıkardığını söyleyerek polise teslim oldu.
• 28 Şubat 1933: Cumhurbaşkanı, hükümetin önerisiyle “Halkı ve Devleti Koruma Kararnamesi”ni ilan etti. Bu düzenleme “Reichstag Yangını Kararnamesi” olarak bilinir.
• Mart 1933 başı: Kararname ile Weimar Anayasası’nın temel hak ve özgürlükleri askıya alındı. Binlerce muhalif tutuklandı, toplama kamplarına gönderildi.
• 1933 sonrası: Lubbe idama mahkûm edildi ve infaz edildi. Yargılanan diğer komünist siyasetçiler beraat etti.
• Tarihsel tartışma: Yangının tek failinin Lubbe olup olmadığı bugün hâlâ kesin olarak kanıtlanmış değil.
Sonuç: Reichstag Yangını ve ardından çıkarılan kararname, Weimar Republic’nin sona ermesi ve Nazi diktatörlüğünün kurulması sürecinde kritik bir dönüm noktası oldu.
(Kaynak: “Der Reichstagsbrand 1933” başlıklı araştırma raporu, bpb / hanisauland / MFM-Redaksiyon: M. Hastürk)