Almanya’dan Küba için seyahat uyarısı: Güvenlik ve enerji krizi, © Ramon Espinosa/AP/dpa
 Ramon Espinosa/AP/dpa

Küba yönetimi ABD baskısı altında çıkış yolu arıyor

22.03.2026

Ada ülkesi ağır kriz içinde
Küba’da ekonomik ve insani kriz derinleşirken, ülke genelinde elektrik kesintileri, ilaç yokluğu, gıda sıkıntısı ve akaryakıt eksikliği halkın öfkesini artırıyor. Havana ve diğer kentlerde küçük çaplı protestolar yeniden görülmeye başladı. 2021’deki kitlesel gösterilerin sert biçimde bastırılmasının ardından uzun süre sessiz kalan toplumda şimdi yeniden huzursuzluk yükseliyor.

Washington’dan baskı artıyor
ABD Başkanı Donald Trump, son günlerde Küba’ya yönelik söylemini daha da sertleştirdi. Trump, adayı “devralma onuruna sahip olabileceğini” söyleyerek tansiyonu yükseltti. Aynı dönemde ABD’nin petrol sevkiyatlarını engellemesi, Küba’daki ekonomik çöküşü daha da ağırlaştırdı. Ada yönetimi ise ABD ile ancak eşit koşullarda diyalog kurulabileceğini savunuyor.

Rejim ayakta kalmaya çalışıyor
Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, dış tehditlere karşı “aşılamaz bir direniş” mesajı veriyor. Ancak uzmanlara göre bu direniş yalnızca askeri anlam taşımıyor; aynı zamanda Kübalıların bağımsızlık duygusuna dayanıyor. Analistler, halkın önemli bir bölümünün sosyalizmden bağımsız olarak, ülkenin ABD’ye bağlı bir uydu devlete dönüşmesine karşı çıktığını belirtiyor.

Diasporaya açılım ve gizli temaslar
Küba yönetimi, ABD’de yaşayan sürgün Kübalıların ülkeye yatırım yapmasını kolaylaştırmaya hazırlanıyor. Altyapı, bankacılık ve tarım gibi alanlarda yeni kapılar açılması planlanıyor. Öte yandan uluslararası haber ajansları, Raul Castro’nun torununun ABD’li yetkililerle gizli görüşmeler yaptığı yönünde haberler geçti. Havana bu temasları doğrulamadı ancak Washington’la görüşmelerin sürdüğünü kabul etti. Bu da, sert söylemlere rağmen iki tarafın kontrollü bir geçiş zemini aradığını düşündürüyor.

(Kaynak: tagesschau - MFM-Redaksiyon/Mustafa Kayabasi)