Almanya’da Paketle Saldırı Planlayan Rus Ajanlarına Dava Açıldı, © shutterstock
 shutterstock
  • Berlin

Berlin’de bebeğini öldüren 25 yaşındaki kadına 7 yıl hapis

12.03.2026

Berlin Eyalet Mahkemesi, yeni doğan bebeğini öldürdüğü gerekçesiyle 25 yaşındaki bir kadını yedi yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanığın bebeğini doğumdan kısa süre sonra boğarak öldürdüğünü ve çocuğun yaşam planlarına uymadığı için bu suçu işlediğini kabul etti. Olay, Mayıs 2025’te Berlin-Gropiusstadt’ta meydana geldi. Mahkeme, sanığın doğum sonrası duygusal açıdan olağanüstü bir durumda bulunduğunu kabul etmekle birlikte, bunun cezada indirim gerektirecek düzeyde olmadığına hükmetti.

Mahkeme tötung değil, adam öldürme hükmü verdi

Berlin Eyalet Mahkemesi, 25 yaşındaki kadını bebeğini öldürmekten yedi yıl hapis cezasına mahkûm etti. Mahkeme, sanığın kızını doğumdan hemen sonra boğduğunu ve bunun bilinçli bir eylem olduğunu değerlendirdi.

Kararı açıklayan hâkim Melanie Bock, çocuğun sanığın yaşam planlarına uymadığı gerekçesiyle öldürüldüğünün sabit görüldüğünü söyledi.

Doğumu sevgilisinin evinde tek başına yaptı

Mahkeme tespitlerine göre sanık, Hindistan’dan Ukrayna’ya eğitim için gitmiş, savaşın başlamasının ardından Almanya’ya gelmişti. Kadının en geç Ekim 2024’te hamile olduğunu fark ettiği belirtildi.

Doğum sancıları 8 Mayıs’ta başladığında kadının Berlin-Gropiusstadt’taki partnerinin evinde yalnız olduğu kaydedildi. Sanığın bebeği banyoda dünyaya getirdiği, ardından tam olarak açıklığa kavuşmayan koşullarda boğarak öldürdüğü ve cesedi bir ayakkabı kutusuyla balkona koyduğu ifade edildi.

Bebeğin cesedi daha sonra yol kenarında bulundu

Mahkemeye göre sanık, partneri eve dönüp uyuduktan sonra bebeğin cesedini evin yakınındaki bir çalının altına gömdü. Cesedin daha sonra hayvanlar tarafından çıkarıldığı ve yakındaki kaldırıma sürüklendiği belirtildi.

Yeni doğmuş bebeğin cansız bedeni 11 Mayıs’ta görev yerine giden bir polis memuru tarafından bulundu. Sanık ise yaklaşık iki hafta sonra yetkililere teslim oldu.

Adli tıp raporu belirleyici oldu

Mahkeme, sanığın “bebeğin ölü doğduğu” yönündeki savunmasını inandırıcı bulmadı. Adli tıp incelemesinde bebeğin ciğerlerinin tamamen hava ile dolu olduğunun tespit edildiği, bunun da doğumdan sonra nefes aldığını gösterdiği aktarıldı.

Ayrıca ciğerlerde aşırı şişme ve kanama izlerinin, bebeğin ağız ve burnunun kapatılmış olabileceğine işaret ettiği belirtildi. Mahkeme, bebeğin yaşam mücadelesi verdiği sonucuna vardı.

Savunma beraat istedi

Savunma tarafı, adli tıp raporunun doğal ölüm ihtimalini de dışlamadığını öne sürdü. Sanığın bebeğin doğumdan sonra morardığını, hareketsiz ve sessiz olduğunu söylediği belirtildi.

Savunma ayrıca sanığın bebeği yakınlardaki bir gül çalısının altına onu anmak için gömdüğünü, telefonunda da bebeğe ait bir fotoğraf sakladığını dile getirdi. Bu gerekçelerle beraat talep edildi.

Mahkeme indirim uygulamadı

Mahkeme, sanığın doğum sırasında duygusal açıdan istisnai bir durumda bulunmuş olabileceğini kabul etti. Ancak bu durumun, cezada indirim gerektirecek kadar ağır olmadığına hükmetti.

Savcılık yedi yıl on ay hapis cezası istemişti. Verilen ceza, savcılığın talebinin altında kaldı.

Kaynak: rbb, dpa/MFM-Redaksiyon: M. Hastürk)